Odysseus Ne Zaman Evindedir?

İnsanın içinde, daha ne olduğunu bile bilemediği bir yaşta başlayan bir gitme arzusu vardır. Belki ilk kez anne karnından ayrılırken başlar bu yolculuk. Sonra bir evden, bir şehirden, bir ülkeden, bir insandan… Bazen de insan, bir zamanlar bildiği kendisinden ayrılır. Hayat biraz da geride bıraktıklarımızla ilerler. Her ayrılığın içinde bir yolculuk, her yolculuğun içinde ise […]
Örnek Başlık

Örnek içeriği açıklama alanıdır
Fil ve Biz: Kendi Gerçekliğimizin Mahkumu muyuz?

Fil ve Biz: Kendi Gerçekliğimizin Mahkumu muyuz? “Bir zamanlar, karanlık bir odada dört kör adam yaşarmış. Bir gün, odalarına yatıştırılmış bir fil getirilmiş. Filin tüyleri sert, iri kulağı hafiften titreşen bir yelken, sivri kuyruğu ise belirsiz bir gölge gibi odanın içinde süzülüyormuş. İlk kör adam, filin hortumuna dokunmuş ve şöyle demiş: ‘Bu, bir borudur, sert […]
Bir Coğrafyanın Gölgesinde: Şiyar’ın Yarım Kalmışlığı

Bir Coğrafyanın Gölgesinde: Şiyar’ın Yarım Kalmışlığı (Not: Bu metin, klinik pratiğimizde karşılaştığımız çeşitli vaka öykülerinden esinlenerek; danışan gizliliğini korumak, etik ilkelerimiz doğrultusunda kimlik bilgilerini değiştirmek ve toplumsal bir yaraya psikolojik bir perspektiften ışık tutmak amacıyla kurgulanmıştır. Şiyar, benzer zorluklardan geçen binlerce insanın kolektif hikayesini temsil eden simgesel bir karakterdir.) Şiyar, ilk nefesini barut kokusunun çiçek […]
Kadın Beyni, Erkek Beyni: Farklılıkların Ötesinde Bir İnsanlık Hikâyesi

Kadın Beyni, Erkek Beyni: Farklılıkların Ötesinde Bir İnsanlık Hikâyesi “Kadınlar Mars’tan, erkekler Venüs’ten geldi.” Popüler kültürde sıkça duyduğumuz bu ifade, kadın ve erkeklerin birbirinden tamamen farklı dünyalara ait olduğu düşüncesini güçlendirmiştir. Peki, nörobilim alanındaki güncel araştırmalar bu metaforu gerçekten destekliyor mu? Son yıllarda beyin bilimcilerin yaptığı çalışmalar, düşündüğümüzden çok daha birleştirici bir tablo ortaya koyuyor. […]
Japonya Neden Animenin Anavatanı?

Japonya’yı gezerken beni en çok şaşırtan şeylerden biri, anime ve figür kültürünün hayatın neredeyse her alanına sirayet etmiş olmasıydı. Metro istasyonlarından elektronik mağazalarına, kırtasiyelerden alışveriş merkezlerine ve şirket logolarına kadar her yerde bu kültüre rastlamak mümkün. Sadece figür satan binlerce mağaza, aklınıza gelebilecek hemen her köşede bulunan bozuk parayla çalışan sürpriz figür otomatları… Üstelik bu […]
Neden Hemen İyileşmiyorum? Psikoterapinin Sabırlı Yolculuğu

Dini Obsesyonlar, Vicdan ve İlahi Merhamet: İçsel Yargıcınızı Tanıyor Musunuz? İnanç, insanın ruhsal dünyasında çıktığı en kişisel ve en derin yolculuktur. Ancak bu yolculukta bazen pusulamızın ayarı bozulabilir. Özellikle dini obsesyonlar (dini takıntılar) yaşayan kişiler için bu yolculuk, huzur verici bir limandan ziyade; sürekli tetikte olunan, hata yapmaktan korkulan ve her an cezalandırılma beklentisiyle yaşanan […]
Vicdanın Yankısı: Kendi Yargıcımızdan İlahi Merhamete Bir Yolculuk

Dini Obsesyonlar, Vicdan ve İlahi Merhamet: İçsel Yargıcınızı Tanıyor Musunuz? İnanç, insanın ruhsal dünyasında çıktığı en kişisel ve en derin yolculuktur. Ancak bu yolculukta bazen pusulamızın ayarı bozulabilir. Özellikle dini obsesyonlar (dini takıntılar) yaşayan kişiler için bu yolculuk, huzur verici bir limandan ziyade; sürekli tetikte olunan, hata yapmaktan korkulan ve her an cezalandırılma beklentisiyle yaşanan […]
Köksüz Bir Gelecek Mümkün mü? Yaraları Onarmak

Tarihi yalnızca kütüphane raflarında aramak, onu anlamak için yeterli değildir. Tarih, bir şehrin kadim taşında, sokak lambasının altındaki gölgede, unutulmaya yüz tutmuş bir ezgide ve bir motifin sabrında yaşar. Eğer bir toplum o taşı yerinden söküyorsa, o ezgiyi duymuyorsa ve deseni sadece “geçmişin bir süsü” olarak görüyorsa; sorun sadece eğitim sisteminde değil, ruhsal bağın kopuşundadır. […]
Köksüz Bir Gelecek Mümkün mü? Tarihsel Kopuşun Ruhsal Bedelleri

Bir milletin geçmişiyle olan ilişkisi, yalnızca tarih kitaplarındaki kuru bir olaylar dizisinden ibaret değildir. Bu ilişki; belleğin, aidiyetin ve anlam arayışının harcıdır; kimlik dokusunun temelidir. Geçmişiyle sağlıklı bir bağ kurabilen toplumlar, tarihlerini ne kutsal bir masala dönüştürür ne de utançla üzerini örterler. Onu, tıpkı bir insanın kendi yaşam öyküsünü kabullenişi gibi; zaaflarıyla, dehasıyla, çatışmaları ve […]